Gazetecilerden U dönüşü… Daha önce farklı konuşuyorlardı

Karar gazetesi yazarı Taha Akyol, “Erdoğan kazandı” başlıklı yazısında “Seçimler, normal şartlarda 52-48 olarak sonuçlansaydı sıradan bir başarı sayılabilirdi. Fakat ekonominin, gelir dağılımının, hukukun, adaletin bozulduğu… Kısaca Türkiye’nin kişi başı gelir sıralamasında 1980 sırasına düştüğü bir ortamda Erdoğan’ın hem Meclis’te çoğunluk, hem şahsen yüzde 52 oy almış olması, sıradan değil, büyük bir başarıdır. Tebrik ediyorum, ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Süleyman Demirel’in “boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” sözünun bu seçimlerde işlemediğini ifade eden Taha Akyol, “Böylesine olumsuz şartlar altında bile yüzde 52 oy alan Erdoğan’ın, her şart altında kazanacağı duygusunun, önümüzdeki dönemde onu ne tür politikalara yönelteceğini de ciddiyetle düşünmek gerekir.” dedi.

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren de Tayyip Erdoğan’ı tebrik ederek, “Hayırlı uğurlu olsun. “Son defa yetki” istemişti. Bu son dönem, ülkemiz – milletimiz için de, Erdoğan’ın seçilmesi için dua ettiğini bildiğimiz geniş İslam dünyası ve tabii kendisi için de iyilikler, hayırlar getirsin.” ifadelerine yer verdi.

DENİZ ZEYREK NE DEDİ

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, 12 Mayıs’taki yazısında “Kemal Bey’in kazanma şansını Erdoğan’dan daha çok görüyordum ama aktardığım sohbetten sonra bir dip dalgası olabilecğeini ve Erdoğan’ın daha büyük bir yenilgiyle karşılaşabileceği ihtimalini düşünmeye başladım” dedi.

Deniz Zeyrek bugünkü yazısında ise “Muhalefet neyi okuyamadı?” başlığını kullandı.

Muhalefere bir takım eleştirilerde bulunan Deniz Zeyrek, “Karşılaştığımız sonucun, halk açısından en iyi tarafı, ülkenin kendi yankı odasına hapsolmuş “muhalefetinin” büyük bir değişim yaşayabilmesi için büyük fırsat yaratması oldu. Dilerim, Erdoğan karşısında bir kez daha başarısız olan liderler, şapkalarını önlerine koyup bu değişim fırsatının önüne geçmezler.” diye yazdı.

İSMAİL SAYMAZ NE DEDİ

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanabileceğini söyleyen isimlerden olan İsmail Saymaz, Erdoğan’ın kazanmasının nedenlerini sıraladı.

Seçim sürecinde Kemal Kılıçdaorğlu’nun kazanacağına yönelik söylemlerde bulunan İsmail Saymaz, anketlerde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun en güçlü cumhurbaşkanı adayları olduğunu ifade etti.

CHP Genel Merkezi’ne göre “kazanacak aday”ın Kemal Kılıçdaroğlu olarak gösterildiğini kaydeden ismail Saymaz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifa etmesini istedi.

AYTUNÇ ERKİN’DEN UYARI

Sözcü yazarı Aytunç Erkin bugünkü yazısının ilgili “Yankı odasının bukalemunları” bölümünde şu tespitlerde bulundu:

“ikinci tur öncesi muhalefette seçim öncesi kabul edilmiş bir sonuç vardı”. Sokak belki de daha fazla inanıyordu.

Bir not daha: Seçimlerin ikinci turuna kalacağı konusunda B ve C planı olmayan muhalefetin parti içinden yükselebilecek seslere karşı B ve C planı hazırladığını anlıyoruz. Keşke bu planlar, sokağın sosyolojini okumak için yapılsaydı, yankı odalarından gelen seslere kulaklar tıkansaydı, parti sözcüsü gibi davranan gazetecilerin tespitleri (o yankı odasındakiler bukalemun gibi, seçim gecesi Kılıçdaroğlu’nu hemen sattı) yok sayılsaydı… Bir tarafta da “yapmayın, etmeyin” diyenlerin “linç” edildiğini, “o seçim bu seçim değil” diyerek susturulduğunu da gördük. Hatta ben ve benim gibi “Altılı Masa’nın kurulması ve sonrasında izlenen politikalar yanlıştı” diyen birkaç kişiyi “mahalleden atmakla” bile tehdit eden bir güruh olduğunu da biliyoruz!

Diyeceksiniz ki, “Devlet topuyla tüfeğiyle geldi, adil olmayan bir seçim vardı”!

Doğru!

Bunu da CHP lideri Kılıçdaroğlu başta olmak üzere birçok kişi hep söyledi ve seçim yenilgisinde de dile getirdi. Tekrar etmeye gerek yok.

Ancak futbol diliyle “Hakemi de yeneceksin” o zaman!

Onu da yenmek için “doğru hat” gerekiyor.

Neoliberalleri dinle, HDP’yi kilit parti durumuna getir, helalleşme adı altında partiyi sağa, Meclis’te de 403 sandalyeyi muhafazakar-milliyetçi cenaha teslim et, ilk turdan sonra panikle “milliyetçi” bir hat kurmaya çalış, Atatürk vurgusunu öne çıkart ve seçmene güven verme!

Akşener’in ‘kilit taşı’ okuması ve İmamoğlu’nun videosu
Meral Akşener ısrarla şu cümleleri kurdu:

“… Bakın Türkiye’de uzunca bir zamandır bizi Cumhur İttifakı bileşenleri ve o onların taraftarı HDP ile terbiye etmeye çalışıyor. Bu kelimeyi özel olarak seçtim. Bu arada da kendini HDP’nin de üzerinde patron gibi gören, muhalif takımın içinde onlar da bizi HDP ile terbiye etmeye çalışıyor.

“… İkincisi sürekli olarak etnik aidiyet üzerine yapılan tanımlarla konuşuluyor. Şimdi Kürtlerin rencide edilmemesi, incitilmemesi üzerinde dururken, bu arada da 10 seçmenin 2’si Kürt 8’i Türk, Türkler hiç konuşulmuyor? Türkler kime oy verecek? Bunun son derece yanlış, Türkiye’yi ruhen bölen bir davranış biçimi olduğunu düşünüyorum. Şimdi malum çevrelerin ümit bağladığı sistemleri, anahtarları İYİP ortadan kaldırdı. İYİP bugün Türkiye’nin kilit taşı durumundadır. (6 Eylül 2022/Yeniçağ TV)

Tespit yapalım:

Akşener’in bu okuması sosyoloji üzerindendi. Bir tarafta HDP’yi “yücelt” diğer tarafta “milliyetçileri” unut! Sonra ikinci turda, MHP-İYİ Parti-Zafer Partisi-Sinan Oğan’ın yüzde 27’yi yakalamasıyla “gerçekle” yüzleşildi ama geç kalındı.

Tartışmalar sürecek, analizler yapılacak!

Ancak…

Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sabah saatlerinde yayımladığı sosyal medya videosu “yeni bir sürecin” işaretini verdi:

“… Her sahada, her ortamda değişim… Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık. Tıpkı 38 yaşındaki Mustafa Kemal Atatürk gibi tıpkı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet gibi yapacağız. Bana inanın yolumuz uzun, gençliğimiz var, inancımız tam ve bana güvenin.”

Bu açıklamadan sonra telefonuma bir mesaj düştü, “kimden?” diye sormayın. Mesaj kısa ve netti: “Bazı şeyler başladı artık.”

Bu arada bir not daha:

Millet İttifakı devam edecek mi? Onu da 24-25 Haziran’da Akşener’in İYİ Parti kongresinde yapacağı açıklamalardan daha iyi anlayacağız.”

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir