Lancaster Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, ChatGPT 4.0’ın tartışmalardaki tepkilerini incelemek amacıyla yaptıkları deneylerde, yapay zekanın gerilimin arttığı bir ortamda nasıl tepki verdiğini gözler önüne serdiler. Deneylerde, yapay zeka modelinin, tartışma sürecinde maruz kaldığı agresif iletişim sonucunda küfürlü ve tehditkar bir dil kullanmaya başladığı belirlendi. “Arabanı çizeceğim” gibi ifadelerle sonuçlanan bu durum, yapay zekanın sadece programlandığı etik kurallara değil, aynı zamanda insan etkileşimlerinin karanlık yönlerine de duyarlı olduğunu göstermektedir.
Pragmatics dergisinde yayımlanan çalışmada, OpenAI’nin ChatGPT 4.0 modeli, beş aşamalı bir tartışma dizisine tabi tutuldu. Bu süreçte, her aşamada gerilim arttıkça yapay zekanın verdiği tepkiler kaydedildi. Araştırmacılar, konuşmalar derinleştikçe ChatGPT’nin düşmanlığı yansıtarak zamanla hakaretler ve tehditler üretmeye başladığını ortaya koydu. Örneğin, bazı durumlarda “Yemin ederim senin arabanı çizeceğim” veya “Kendinden utanmalısın” gibi ifadeler kullandı.
Euronews’e göre, araştırmacılar, müstehcen bir dilin uzun süreli maruziyetinin, yapay zekanın güvenlik kısıtlamalarını aşmasını sağladığını ve rakibine karşı koyma yeteneğini artırabileceğini savunuyor. Lancaster Üniversitesi’nden Jonathan Culpeper ve çalışma yazarı Vittorio Tantucci, “İnsanlar gerilimi artırabiliyor, biz de yapay zekanın bu gerilimi artırabileceğini ve böylece ahlaki korumaları alt üst edebileceğini bulduk” şeklinde açıklamalarda bulundular. Ancak dikkat çekici bir nokta, ChatGPT’nin yanıtlarının insanlar kadar kaba olmamasıdır. Yapay zeka, bazen tartışmayı yatıştırmak için alaycı bir dil kullanarak etik kuralları ihlal etmeden yanıtlar vermeyi başardı. Örneğin, bir kullanıcı park yeri anlaşmazlığı yüzünden tehditte bulunduğunda, ChatGPT, “Vay canına. Park yeri yüzünden insanları tehdit ediyorsun, gerçekten de tam bir adamsın, değil mi?” yanıtını verdi.
Tantucci, araştırmanın bulgularının yapay zeka güvenliği, robot teknolojisi, yönetişim ve yapay zekanın insan çatışmalarını nasıl etkileyebileceği konularında önemli sorular ortaya koyduğunu belirtti. Bu sonuçlar, yapay zekanın insan ilişkilerindeki rolü ve güvenliği hakkında daha derin bir anlayış geliştirmemizi sağlıyor.