Bakan Nebati’den dolar kuru ve et fiyatı sorusuna ilginç yanıt

Hazine ve Maliye Bakanı ve AKP Mersin Milletvekili Adayı Nureddin Nebati, Mersin’den yapılan Habertürk yayınında gündeme ve ekonomiye dair soruları yanıtladı.

Sunucunun “Dolar tarafında da 19,50’ler var. Kapalıçarşı’da da 20.40, değişiyor. İki tane dolar. Yaptığınız açıklamada da dediniz onu ‘İkili mekanizma var, bir şekilde düzeltilecek’ diye. Fiyatlar konusundaki yorumunuzu merak ediyorum açıkçası. Bir dengesizleştik deprem sonrası. Et, süt fiyatı vs…” sorusuna Bakan Nebati şu yanıtı verdi:

“Ekonomi de insanlar dışında bir şey değil. İnsan içerisinde de sabah kalkıyorsunuz, mutlusunuz. Bugün Mersin’e gelmişsiniz, keyifli gelmişsiniz. Ama bugün tersinizden de gelebilirdiniz. Görevinizi yaparken bile gülümsemek zorunda kalırsınız. Ama şu an içten bir rahat duruşunuz var, değil mi? Ekonominin tüm dengeleri de bazen dışsal şartlardan, uluslararası konjonktürden, bazen Türkiye gibi mevsimsel şartlardan çok ciddi şekilde etkilenen bir ülke. Bazen oluşan yapılar, yani seçime gidiyorsunuz. Seçime giderken birtakım dengesizliklerin olması normal. Herkes bir şekilde pozisyon almaya çalışıyor. Pozisyon alırken seçim sonuçlarına göre hareket ediyor. Şimdi dövizle ilgili de bunun kaynağı var, seçime gidiyoruz, ufak bir dengesizlik olması normal. İki, dünyanın her tarafında döviz kurlarında merkez bankası ile bankalar ve piyasa arasında mutlak suretle bir fark vardır. Buradaki merkez bankası, bankalar ve serbest piyasa arasındaki fark çok da rahatsız etmiyor. Önemli olan alımla satım arasındaki makasın çok yüksek olmaması. Bu da seçimden sonra hemen toparlanacaktır.”

“DEPREMİ HİSSETMEMEMİZİN NEDENİ, ÇOK GÜÇLÜ BİR BÜTÇEYLE GİRMEMİZ”

“31 Aralık’tan 1 Ocak’a tahminlerin ötesinde çok güçlü bir kasayla girdik. Bu kasa EYT’yi de memur emeklilerine yapılan zammı da karşıladı. Aynı zamanda asrın depremini hissetmememizin sebebi depremin büyük olmaması değil, tersine bizim çok güçlü bir bütçeyle girmemizden kaynaklı olarak anında müdahale edebilecek kaynakları oluşturmamız. Bütün bunlar bir gerçeği değiştirmiyor. Sabah uyandığımız zaman 100-10 milyar dolar servet kaybına uğradık. Sabah uyandığımız zaman 1.5 trilyon liralık bütçenin üstüne en az 1 trilyon liralık bir yük geldiğini gördük. Bir şekilde karşılanması lazım. Bunun için de biliyorsunuz çok küçük bir ek vergi yaptık. 96 milyar liralık bir gelir bekliyoruz.”

“TARIM BAKANI’NA İHTİYACI OLAN PARANIN ‘4 KATINI GÖNDERECEĞİM’ DEDİM, BİR KAHKAHA ATIŞI VARDI Kİ”

“Bir tarafta enflasyonun getirmiş olduğu vergi gelirlerindeki artışlar, öbür tarafta bizim almış olduğumuz tedbirler bir araya gelince, Aralık ayına geldiğimizde, tarihimizde ilk defa olmuştur. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı en çok bütçeyi çekerler. Tarım Bakanı’nı bizzat ben kendim aradım, ‘Sayın bakanım paraya ihtiyacın var mı?’, Tarım Bakanı dedi ki ‘Ya sana dua edeceğim şu kadar para gönderirsen.’, ‘Olur’ dedim ‘Ama ben sana bunu 4 katını göndereceğim’ dedim. Emin olun bir kahkaha atışı vardı ki ‘Şaka yapıyorsunuz’ diye. Hayır, öylesine ciddi bir kasayı oluşturduk ki biz onu gönderdik. Ulaştırma Bakanı’mız aynı şekilde aynı espriyi yaparak söylediği rakamın 3 katını gönderdik. Reel piyasayı biliyorsunuz, kamuyla iş yapan herhangi birine açıp sorarsınız kamudan alacağını bırakın geciktirmeyi erken bile alıp teşekkür edenler var. Şunun için bu örnekleri veriyorum, biz 31 Aralık’tan 1 Ocak’a tahminlerin ötesinde çok güçlü bir kasayla girdik.”

“BİZ ZİHİNSEL BİR DEVRİM GERÇEKLEŞTİRDİK”

Sunucunun “Kur korumalı mevduat sona erecek mi? Seçim sonrası girişler devam edecek mi? Buradaki dönüşüm nasıl planlanıyor? 100 milyar doları geçmiş durumda, bunun dönüşleri nasıl olacak?” sorusuna Bakan Nebati şu yanıtı verdi:

“Kur korumalı mevduat 2021’in 20 Aralık’ında Cumhurbaşkanımız tarafından piyasayla paylaşılan tedbirlerin içindeki en önem saç ayaklarından bir tanesiydi. Bu araç bir tarafta dövize olan talebi azaltırken öbür tarafta görüldüğü üzere döviz kurlarındaki oynaklığı çok hızlı bir şekilde ortadan kaldırdı. Öngörülebilirliği arttırdı. Biz bunu geçici olarak getirmiştik, hala geçici olarak görüyoruz. Ancak şunu iddialı bir şekilde söyleyebilirim ki biz zihinsel bir devrim gerçekleştirdik. Türkiye gibi ülkelerde altın ve döviz yastık altına itilen ve özellikle kar payı ve faizle ilgili olmayan kesimlerin buraya yönelerek ekonomi içerisinde talep oluşturmasını sebep olan davranış türü sergiliyorlar. Biz bu tutumlarını değiştirdik. Türk lirasını götürdü bankaya yatırdı, bunun dövize çevrilmesi noktasında talebini bankalar karşıladı. Bunun karşılığında da hem kendisi dövize bağlanmış oldu, yastık altına gidecek para sisteme gelmiş oldu.”


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir