Mehmet Muş: Hedef ihraç mallarının en hızlı sürede hedefine ulaşmasını sağlamak

Mehmet Muş: Hedef ihraç mallarının en hızlı sürede hedefine ulaşmasını sağlamak

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Türk Hava Yolları (THY) Hava Kargo İşbirliği Protokolü İmza Töreni’nde yaptığı konuşmada Orta Vadeli Program’ın da hedefleri arasında yer alan ve ülkemizin lojistik kabiliyetinin geliştirilmesi adımlarından birisi olan bu iş birliğinin önemine değindi. Bakan Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katılımıyla Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda, ihraç ürünlerin taşınmasında hava ve demir yolu taşımacılığının payının artırılmasının önemini belirterek “Temel hedefimiz lojistik hizmet ticaretinden aldığımız payı artırmak ve mallarımızın en hızlı sürede pazarlara ulaşmasını sağlamak.” mesajını verdi. Muş, burada yaptığı konuşmada, THY’nin ülke adına küresel bir marka oluşturmanın yanında en önemli hizmet ihracatçılarından biri olarak ihracata destek verdiğini söyledi. Lojistiğin, küresel düzeyde dış ticaretin en belirleyici unsuru haline geldiğini ifade eden Muş, her sene artacak ihracatın taşınmasının önünün açılması gerektiğini bildirdi. Muş, “Ülkelerin lojistik imkan ve kabiliyetleri, rekabet güçlerinin en önemli bileşeni olarak dış ticaret ve kalkınma politikalarının temelinde yer almaktadır. Son dönemde yaşanan küresel salgın koşulları ise lojistikle ilgili stratejilerin yeniden tasarlanmasını zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede, bu protokol anlam ve önem taşıyor.” diye konuştu. Muş, çalışmaların istatistiklere de yansıdığına dikkati çekerek, “Geçtiğimiz yıl Merkez Bankası verilerine göre yük taşımacılığında 8 milyar dolar düzeyindeki ithalatımıza karşılık, ihracatımız 10,7 milyar dolara ulaşmıştır. Burada net ihracatçı pozisyonundayız. Bu noktada temel hedeflerimiz, ülkemizin lojistik kabiliyetlerinin en etkin şekilde kullanılmasını sağlamak, Türkiye’nin lojistik hizmet ticaretinden aldığı payı artırmak ve ihraç mallarımızın rekabetçi fiyatlarla en hızlı sürede ihraç pazarlarımıza ulaşmasını sağlamaktır.” ifadelerini kullandı. Muş, dış ticaret taşımalarında büyük oranda deniz yolu ve kara yolunun kullanıldığını anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu: “Hava yolu taşımacılığının dış ticaretimizdeki payı son 20 yılda önemli oranda artmıştır. Bu çerçevede, 2020 yılı itibarıyla ihracatımızın yüzde 7,5’i, ithalatımızın ise yüzde 17,9’u hava yoluyla taşınmıştır. Ocak-Temmuz 2021 döneminde ise ihracatımızın yüzde 8’i hava yoluyla taşınırken, bu yolun ithalatımızdaki payı yüzde 10’dur. Bakanlık olarak ihraç ürünlerimizin taşınmasında hava yolu ve demir yolu taşımacılığının payının artırılmasına büyük önem veriyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bu alanda eşgüdüm içinde çalışıyoruz. Bu noktada, dünyanın en hızlı büyüyen hava kargo markası olan Turkish Cargo, gelişmiş altyapı ve filosuyla ülkemizdeki hava yolu taşımacılığının ilerlemesi ve dış ticaret taşımalarımız açısından önemli rol oynayacaktır.” Hava yoluyla yapılan ihraç taşımalarının artırılması hedefi kapsamında TİM ve THY arasında geçen yıl imzalanan mutabakatın, ihracata önemli katkı sunduğunu vurgulayan Muş, “Bugün imzalanan mutabakat zaptıyla da Turkish Cargo tarafından, yıl sonuna kadar 46 destinasyonda ihracatçılarımıza genel kargo, yumurta, yaş meyve-sebze ve balık taşımalarında yüzde 10 ila yüzde 35 aralığında indirim uygulanacaktır. İhracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu sektörleri içeren ve hava yolu taşıma maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak bu anlaşmanın ihracatımız üzerinde olumlu etki yaratacağı aşikardır.” dedi. Bakan Muş, ihracatçıların lojistik alanındaki ihtiyaçlarına gerekli desteği sağlamak üzere Bakanlık olarak ilgili tüm paydaşlarla çalıştıklarını belirterek, “Bu vesileyle bir taraftan bölge ve çevre ülkelerle lojistik sorunlarımızı uyguladığımız yoğun diplomasiyle çözüme kavuştururken diğer taraftan uzak ülkelerle lojistik alanındaki yeni stratejimizi de uygulamaya koymayı hedefliyoruz. Nitekim, ülkemizin lojistik kabiliyetinin geliştirilmesi, Orta Vadeli Program’ın da hedefleri arasında yer almaktadır. Bu bakımdan, mevcut koşullara ek olarak, ulaşım imkanlarımızı geliştirmek amacıyla alternatif güzergah çalışmalarını da gündemimize almış bulunmaktayız.” diye konuştu. Bakan Muş, lojistik sektörünün, gelecek dönemde daha çok dijitalleşme ve verimlilik odaklı olacağını aktararak, şunları kaydetti: “Bugün tek bir tuşla çevrim içi olarak alınan bir ürünün çok kısa tedarik süreleri içinde dünyanın her yerindeki tüketicilere ulaştırılması beklenmektedir. Bu noktada, kolay bozulabilen ürünlerin ihracatı başta olmak üzere firmalarımızın lojistik kabiliyetlerinin geliştirilmesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Bugün tesis edilmesine tanıklık ettiğimiz mutabakatın, söz konusu ürünlerin hava yoluyla taşınmasını kolaylaştırarak ihracatçılarımızın küresel düzeyde daha rekabetçi hale gelmelerine katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz.” Ekonomik verilerdeki olumlu seyre de dikkati çeken Muş, yılın ikinci çeyreğinde gerçekleşen yüzde 21,7’lik yüksek oranlı büyümeden yaklaşık yarısının mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığını anımsattı. Sanayi üretim endeksi, imalat sanayi kapasite oranı ile ekonomik güven endeksindeki artışa işaret eden, Muş, “Bu veriler doğrultusunda Orta Vadeli Program’da yıl sonu için hedeflenen 211 milyar dolar ihracat düzeyine ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.” dedi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir