Cumhurbaşkanı Erdoğan: Su kaynaklarımızı verimli kullanmak mecburiyetindeyiz Hakan Kaplan 2 Nisan 2026 Posted in Eğitim CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık bin 301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda yer aldığını söyleyerek, “Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından tamamlanan 563 adet tesisin toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan, “Hizmete alacağımız önemli yatırımların ülkemiz, milletimiz ve şehirlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 54’ü baraj ve gölet, 109’u sulama tesisi, 18’i içme suyu tesisi, 11’i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri, 371’i taşkın kontrol tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190 bin dekar alan araziyi sulamaya açmış oluyoruz. Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp arıtıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar araziyi de taşkının yol açtığı zararlardan inşallah koruyacağız. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescilini yaptık. Tamamladığımız bu tesisler günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak” diye konuştu. ‘YÜZYILIN EN DEĞERLİ KAYNAĞI SUDUR’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, suyun artık temel bir kaynak olmaktan öteye geçtiğini kaydederek, “Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağı, üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme, sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5 tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi Dünya Su Kalkınma raporuna göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz. Son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine, bu yaşantımızla iklim değişikliği sebebiyle birçok sorunlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Sadece geçtiğimiz sene 2 bin 334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 in