Vitrindeki Müzik Seçkisi – 18 Mayıs 2026

  18 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan bu özel müzik seçkisi, Türk müziğinin önemli kilometre taşlarını gözler önüne seriyor. Müzikseverler için dikkat çekici albümler, cazdan rock müziğine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

İMER DEMİRER DÖRTLÜSÜ ‘EVERGREEN’ (LOFT CAZ RECORDS)
Caz müziği, beklenmedik bir destek ile hayat buldu. Ülkemizin köklü kahve markalarından biri, “10 Usta 10 Albüm” projesi aracılığıyla sanatçılara destek sunma sözü verdi. Projenin ilk meyvesi, usta trompetçi İmer Demirer’in piyanist Can Çankaya, basçı Kağan Yıldız ve davulcu Burak Cihangirli ile oluşturduğu dörtlü tarafından kaydedilen “Evergreen” albümü oldu. Hayyam Stüdyoları’nda, yapımcı Sinan Sakızlı tarafından bir buçuk yıl önce kaydedilen bu albüm, dijital platformlardan sonra artık plak formatında dinleyicilerle buluşuyor. Loft Caz Records’un cesur girişimiyle piyasaya sunulan albüm, caz tarihinin ikonik isimlerinden Thelonious Monk ve Antonio Carlos Jobim’in eserlerinin yanı sıra, İmer’in referans verdiği Emin Fındıkoğlu ve Ali Perret’in bestelerini de içeriyor. Ayrıca, kapanış parçası olarak İmer’in “Ich Denke Dich” adlı yarı doğaçlama eseri de dinleyicilere sunuluyor. “Evergreen”, yalnızca bir trompet albümü olmanın ötesinde, katkıda bulunan tüm müzisyenlerin ortak emeğini yansıtıyor. Aynı zamanda, İmer’in insani bakış açısını ve içsel dünyasının doğallığını ortaya koyan özgün, zarif ve özgür ruhlu bir caz albümü olarak öne çıkıyor.

WHİSKY ‘BABAANNE’ (RAINBOW45 RECORDS)
Seksenli yıllarda rock müziği, zorluklar içinde var olmaya çalışıyordu; sadece birkaç grup albüm çıkarma şansına sahip olabiliyordu. 1983 yılında Beyoğlu Tünel’deki Değişim Stüdyosu’nda kaydedilen ancak finansal zorluklardan dolayı 1986 yılında kaset formatında yayımlanan Whisky grubu, bu dönemin önemli isimlerinden biriydi. “Babaanne” albümü, doksanlı yıllarda CD olarak da basıldı ve şimdi ilk kez plak formatında dinleyicilere sunuluyor. Yeniden mastering yapılan bu plak, açılır kapaklı tasarımı, 180 gram kalitesi ve Aptülika tarafından tasarlanan orijinal iç zarfı ile müzikseverlerin beğenisine sunuluyor. “Babaanne”, 12 Eylül sonrası karanlık günlerde müziğe tutunarak ayakta kalan bir kuşağın öyküsünü anlatıyor. Kamil Özaydın (bas), Filip Sümbülkaya (davul) ve Engin Tümer ile Serdar Çokuslu’nun (gitarlar) oluşturduğu kadro, bu albümle rock tarihimizde önemli bir yer edindi. “Babaanne”, Türkiye’nin ilk hard rock ve heavy metal albümü olarak Unkapanı’ndan bir plak firması (Piccatura) tarafından bandrollü olarak piyasaya sürülmüştü. Serdar Çokuslu ve Rainbow45 Records’un özverili çalışmaları ile elde ettiğimiz bu plak, bir albüm olmanın ötesinde, tarihsel bir değere sahip.

  Yazar: Yusuf Arslan