24 ilin yarısından fazlasına maden ruhsatı verilmiş

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, 24 ilin ortalama ruhsatlılık oranının yüzde 63’e çıktığına dikkat çekerek, bu durumun statü ve nitelik gözetmeksizin her yerde madenciliğe izin veren mevzuatın bir sonucu olduğunu ifade etti.

Ataç, madencilik faaliyetlerinin tehdidi altındaki coğrafyalara ve mevzuatın doğal varlıkları ve yaşam alanlarını korumaya yetmediğine dikkat çekti. TEMA Vakfı’nın 2020 yılı yazında, Kaz Dağları Yöresi’nin yüzde 89’unun madenlere ruhsatlı olduğunu ortaya koyan “Kaz Dağları Yöresi’nde Madencilik” çalışmasının devamı olarak 22 ilde daha maden ruhsatları haritalama çalışmaları gerçekleştirdiğini söyledi. Çalışma sonuçlarının; Türkiye’nin doğal, ekonomik ve kültürel olarak her türlü değerinin, madencilik faaliyetlerinin inisiyatifine bırakıldığını gösterdiğini dile getirdi.

TARIM, ORMAN, MERA, KORUNAN ALANLARIN YARISINDAN FAZLASI MADEN RUHSATLI

Türkiye’nin tüm doğal değerlerinin madencilik faaliyetlerinin inisiyatifinde olduğuna dikkat çekilen TEMA Vakfı’nın çalışmasına göre 24 ilin ortalama ruhsatlılık oranı  yüzde 63’e ulaştı. Yani illerin yüz ölçümlerinin yarısından fazlası maden ruhsatlarına bölünmüş durumda. Bu illerde bulunan ormanların ortalama yüzde 60’ı, tarım alanlarının ortalama yüzde 57’si, meraların ortalama yüzde 55’i, korunan alanların ortalama yüzde 57’si, potansiyel koruma alanı olması gereken Önemli Doğa Alanlarının ortalama yüzde 63’ü madenlere ruhsatlı.

KÜTAHYA’NIN YÜZDE 92’Sİ MADEN RUHSATLI

TEMA Vakfı’nın çalışmasına göre 24 il yaklaşık 20 bin maden ruhsatına bölünmüş durumda. Ruhsatların büyük bölümünü ihale edilmeyi bekleyen ruhsatlar (14.967) oluştururken, ihale ruhsatlarını 2 bin 158 ruhsat ile işletme ruhsatları; bin 871 ruhsat ile arama aşamasındaki ruhsatlar oluşturuyor. İşletme safhasındaki ruhsatların en yoğun olduğu yerleri, Muğla, Sivas ve Kaz Dağları Yöresi’nin Çanakkale-Balıkesir illeri oluşturuyor. Her an hayata geçirilebilecek bu ruhsatlar, özellikle bu illerde madencilik faaliyetleri özelinde ciddi bir tehdit olduğunu ortaya koyuyor. Arama ruhsatları ise Siirt- Şırnak-Batman, Eskişehir ve yine Çanakkale-Balıkesir illerinde yoğunlaşıyor. Yine TEMA Vakfı’nın çalışmasına göre ruhsatların en yoğun olduğu il, yüzde 92’si madenlere ruhsatlı olan Kütahya. Kütahya’yı, yüzde 79 ile Çanakkale-Balıkesir ve yüzde 80 ile Uşak illeri izliyor.

“BÜYÜK BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR”

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç; “Maden Kanunu yasalaştığı 1985 yılından bu yana 20’den fazla kez değişti. Her değişiklikle daha fazla alanda madencilik faaliyetleri yapılabilir hale geldi. Maden ruhsatlarının gerçek hayatta nerelere karşılık geldiğini değerlendirdiğimiz haritalama çalışmalarının sonuçları maalesef statü ve nitelik gözetmeksizin her yerde madenciliğe izin veren mevzuatın bir sonucu. Bütüncül bir planlama yaklaşımından yoksun, kamu yararını yalnızca madenlerden yana gören, tarımsal üretimi, turizmi ve en önemlisi insan sağlığını dikkate almayan madencilik uygulamaları doğal, kültürel ve ekonomik yaşam için büyük bir tehdit oluşturuyor. Sağlığımız konusunda büyük bir kaygı ile karşı karşıya bırakıyor. Ormanlarımız, tarım alanlarımız parçalanırken, su varlıklarımız kirleniyor, tükeniyor, kültürümüz de tıpkı zeytinliklerimiz gibi köklerinden ediliyor, sağlımızı kaybediyoruz” dedi.

ÇALIŞMA HANGİ İLLERDE YAPILDI?

TEMA Vakfı’nın çalışması, doğal varlıklar bakımından oldukça zengin bir ekosisteme, güçlü tarımsal üretime ve turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen madencilik faaliyetlerinin yoğunlaştığı alanlar olarak öne çıkan Çanakkale ve Balıkesir’den sonra Muğla, Tekirdağ, Kırklareli, Afyon, Kütahya, Uşak, Zonguldak, Bartın, Eskişehir, Karaman, Kahramanmaraş, Erzincan, Tunceli, Ordu, Tokat, Artvin, Erzurum, Bayburt, Şırnak, Siirt, Batman, Sivas illeri özelinde yapıldı.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*